HİCRET
Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun

Hoş geldiniz lütfen üye olunuz.

Allah (c.c) size bu dünyada ve ahirette af ve afiyet versin amin.

Namazda Mübah Olan Fiiler /Namazda Yapılmasında Sakınca Olmayan İşler

Aşağa gitmek

Namazda Mübah Olan Fiiler /Namazda Yapılmasında Sakınca Olmayan İşler

Mesaj  odsu Bir Salı Ocak 18, 2011 9:13 pm

1- Ağlamanın, inlemenin galebe çalması sebebiyle ağlamak. Bu ister Allah korkusundan, isterse acı, musibet gibi başka sebeplerden olsun namazı bozmaz. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Onlara, çok merhametli olan Allah'ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.”(Meryem 58)
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken göğsünden ağlamaktan dolayı tencere kaynaması gibi ses gelirdi.” (Sahihut Tergib(542) Fethul Bari(2/206))

2- Namaz içinde yılan, akrep gibi zararlıları öldürmek; Ebu Hureyre (radiyallahu anh)’den; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Namazda dahi olsanız iki siyahı; yılan ve akrebi öldürün.”(Sahihu Ebu Davud(814) Sahihu Süneni Nesai(1147))

3- Az yürümek; Aişe (radiyallahu anh)’den; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılıyordu ve kapı kapalıydı. Ben gelip kapıyı çalınca yürüyerek kapıyı bana açtı sonra dönüp namazına devam etti.”Sahihu Süneni Ebu Davud(815) Kapının kıble tarafında olduğunu da zikretmiştir. (Sahihut Tirmizi(491))

Amr b. Şuayb babasının şöyle dediğini rivâyet etmektedir. Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem ile Ezâhir tepesinden aşağı indik. Namaz vakti geldi. -Bir duvara doğru namaz kıldı, demek istiyor- Biz arkasında durduk, o da orayı kıblesine aldı. Bir karartı önünden geçmek istedi. Karnı duvara yapışıncaya kadar onu geçirmemek için çalıştı. Sonunda arkasından geçip gitti. (Ebu Davud (708))

4- Namazda şeytana lanet okumak, ondan Allah'a sığınmak ve az miktarda amel mubahtır. Çünkü Ebu'd-Derdâ Radiyallahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem namaza durdu. Onun, "senden Allah'a sığınırım" dediğini duyduk, sonra şöyle buyurdu: "Seni Allah'ın lanetiyle lanetliyorum." Bu sözlerini üç defa tekrarladı. Bir şey alacakmış gibi elini uzattı. Namazı bitirince: Ey Allah'ın Rasûlu senin namazda bundan önce söylediğini duymadığımız bir şey söylediğini duyduk. Ayrıca elini ileri doğru uzattığını da gördük. Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah'ın düşmanı İblis ateşten bir alevli parça getirip onu yüzüme atmak istedi. Ben üç defa: senden Allah'a sığınırım dedim. Sonra: Seni Allah'ın eksiksiz lanetiyle lanetliyorum dedim. Fakat geri çekilmedi. Bunu üç defa söyledim, sonra da onu yakalamak istedim. Allah'a yemin ederim eğer kardeşimiz Süleyman'ın duası olmamış olsaydı, sabahı zincire vurulmuş olarak edecekti, Medine çocukları onunla oynayacaktı."(Muslim (542))

5- Namazda hapşırma ya da herhangi bir nimetin ortaya çıkması halinde Allah'a hamd etmek mubahtır. Çünkü Rifaa b. Râfi'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in arkasında namaz kıldım hapşırdım. Bunun üzerine ben Allah'a pek çok, pek hoş, mübarek kılınmış, bereketi arttırılmış, Rabbimizin sevip razı olacağı şekilde hamdolsun." dedim. Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem namazı kılınca şöyle buyurdu: "Namazda konuşan kimdi?" Kimse sesini çıkarmadı, sonra ikinci defa: "Namazda konuşan kimdi?" diye buyurdu. Yine kimse ses çıkarmadı, sonra üçüncü defa: "Namazda konuşan kimdi?" diye sordu. Bu sefer Rifaa b. Rafi b. Afra: Ben ey Allah'ın Rasûlu dedi. Peygamber: "Nasıl dedin" diye sorunca, Rifaa dedi ki: Allah'a pek çok, pek hoş, mübarek kılınmış, bereketi arttırılmış, Rabbimizin sevip razı olacağı şekilde hamdolsun, dedim. Bunun üzerine Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki; otuz küsur melek hangileri bu sözleri alıp yükseltecek diye birbiriyle adeta yarıştı."(Tirmizî (404))

6- İmamın da, tek başına namaz kılanın da tehdit âyeti geldiğinde Allah'a sığınmaları, rahmet âyeti geldiğinde onu Allah'tan dilemeleri mubahtır. Çünkü Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem'in gece namazı kılarken, Kur'ân okuyuşunu anlatan Huzeyfe Radiyallahu anh şunları söylemektedir: "...Ağır ağır okurdu. Tesbihin söz konusu olduğu bir âyet-i kerime okudu mu kendisi de tesbih getirirdi, bir dua âyeti okudu mu dilekte bulunurdu. Allah'a sığınmayı ihtiva eden bir âyet-i kerime okudu mu o da Allah'a sığınırdı."(Muslim (772))

7- Kişi namazda iken mescidde olmayıp tükürmek ihtiyacını duyarsa, sol tarafına ya da ayağının altına tükürmesi mubahtır. Şayet mescidde ise elbisesine (mendiline) tükürür, sonra onu birbirine sürter. Çünkü Ebu Hureyre Radiyallahu anh'dan rivâyet edildiğine göre Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem mescidin kıble tarafında bir balgam gördü. İnsanlara yönelerek şöyle buyurdu: "Sizden herhangi bir kimseye ne oluyor ki Rabbine doğru yönelmişken önünde balgam tükürüyor? Sizden herhangi bir kimse kendisine dönülerek yüzüne balgam çıkartılmasını kabul eder mi? Sizden herhangi bir kimse eğer balgam çıkaracak olursa, sol tarafına ayağının altına çıkarsın. Eğer buna imkânı olmazsa şöylece tükürsün." (Ravilerden) el-Kasım bunu şöylece anlattı: Elbisesine tükürdü, sonra onu birbirine sürttü." (Muslim (550))

8- Namazla alakalı bir husus sebebiyle erkeklerin (subhanallah) diyerek tesbih getirmeleri, kadınların da el çırpmaları mubahtır. Hata ettiği zaman imamı uyarmak gibi, içeri girmek isteyene izin vermek ve buna benzer namaz ile ilgili olmayan bir husus için de böyledir. Bu durumda erkek: "Subhanallah" der. Bu da bir sebep dolayısıyla meşru olan bir zikirdir. Sebebin ortadan kalkmasıyla meşruiyeti de kalkar. Eğer bununla uyanmayacak olursa, uyanıncaya kadar tekrarlar. Kadın da el çırpar. Hükümde bir farklılık olduğu dikkat çekicidir. Çünkü kadının erkeklerin önünde özellikle onlar namazda iken sesini çıkarmaması gerekir. Ebu Hureyre Radiyallahu anh'dan dedi ki: Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Tesbih (subhanallah) demek erkekler için, el çırpmak kadınlar içindir."(Muslim (422) Buhari (1204))

9- Namazda surelerin sonlarından, ortalarından, başlarından okumak mubahtır. Çünkü yüce Allah'ın: "Artık Kur'ân'dan (size) kolay geleni okuyun." (el-Müzzemmil, 20) buyruğu geneldir. Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur: "Namaz kılmak üzere kalktığında iyice abdest al, sonra kıbleye yönel, tekbir getir ve Kur'ân'dan ezbere bildiğinden kolayına geleni oku..."(Buhârî (7/226))

10- Namazda sarığı sarmak, başındaki tülbendin yan tarafını arkaya itmek yahut boyun etrafına sarıp diğerini sarkıtmak da mubahtır. Çünkü bunlar ihtiyat haline gelmiş giyeceklerdendir. Vâil b. Hucr'un hadisi de bunu göstermektedir. O Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem'i namaz kılarken gördü. Namaza başlayınca ellerini kaldırıp, tekbir getirdi -(hadisin ravilerinden) Hemmam kulaklarının hizasına diye söyledi- sonra elbisesine büründü, sonra sağ elini sol elinin üzerine koydu. Rükûya varmak isteyince, ellerini elbisesinin içinden çıkarttı, sonra ellerini kaldırdı..."(Muslim (401))

11- Namaz kılan kimsenin okuduğu âyetleri sayması mubahtır. Fatiha'yı bilmeyip, onun âyetleri sayısınca Kur'ân'dan okumak isteyen kimse gibi yahut tesbihleri saymak yahut çokça unutmak sebebiyle özellikle rekâtları saymak gibi. Çünkü bu bir ihtiyaçtır. Ancak sayarken telaffuz etmez ki, konuşmak dolayısıyla namazı bâtıl olmasın. Aksine bunları parmakları ya da kalbiyle sayar. Kalbin ameli dolayısıyla namaz batıl olmadığı gibi, zaruret bulunmadan çok olmadıkça yahut arka arkaya yapılmadıkça azaların ameli ile de batıl olmaz.

12- Namaz kılan kimsenin Fatiha ile birlikte iki ya da daha fazla sure okuması mubahtır. Çünkü Huzeyfe Radiyallahu anh şöyle demiştir: Bir gece Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kıldım. Bakara suresini okumaya başladı. Ben yüz âyeti bitirince rükûya varacak dedim, sonra devam etti. Ben Bakara suresini bir rekâtta bitirecek dedim, devam etti. Ben sureyi bitirince rükû edecek derken, Nisa suresine başladı, onu okudu. Sonra Al-i İmran suresine başladı, onu okudu..."(Muslim (772))

13- İmama uyan kimsenin mükemmel halin kaçırılması ihtimali dolayısıyla imama hatırlatması da mubahtır. Mesela, imam Fatiha suresi ile birlikte bir zamm-ı sure okumayı unutursa onu uyarmak. Çünkü Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Ben ancak sizin gibi bir beşerim, sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. O halde unutacak olursam bana hatırlatınız..."(Buhârî (1/104, 105))

14- Namaz kılanın omzunda çocuk taşıması; Ebu Katade (radiyallahu anh)’den; “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken kızı Zeyneb ile Ebul As’ın çocuğu olan Ümame’yi taşır, secde ederken koyar, kalkarken tekrar alırdı.”(Buhari (516) Müslim (543))

SEYFULLAH EL-ÇUBUKÂBÂDÎ- SAHİH İLMİHAL
avatar
odsu
ilim ehli

Mesaj Sayısı : 99

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz