HİCRET
Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun

Hoş geldiniz lütfen üye olunuz.

Allah (c.c) size bu dünyada ve ahirette af ve afiyet versin amin.

Hz.Peygamberin Hanımlara Olan Şefkati

Aşağa gitmek

Hz.Peygamberin Hanımlara Olan Şefkati

Mesaj  rima Bir Salı Tem. 20, 2010 12:01 pm

Allah Rasûlünün öğretilerinin hayatı şekillendirdiği safhalar insanlığı hayrete ve hayranlığa sürükleyen tablolarla doluydu. İslam ile müşerref olan insanlar, feleğin tersine döndüğünü düşünmeye başlamışlardı. Kök anlamı ‘barış’ ve ‘esenlik’le kardeş olan bir din, kız çocuğunu diri diri gömen insanları, haksız yere en küçük bir cana kıymaktan doğaya dahi zarar vermekten çekinir hale getirmişti. Kadını mal gibi kullanan bir toplumda, kadına düşmanlık, cana düşmanlık, hayata düşmanlık simgesine dönüşmüştü. Ve o yüce dinin incelik peygamberinin hanımlara yönelik latif tavırları kadına değer verdiğini söyleyen günümüz insanı için bile önemli mesajlar taşımaktaydı.
Hz. Peygamber (s.a.v) kendisini görmeye gelen kadınlarla yakından ilgilenir, hal ve hatırlarını sorar, hatta bazen üzerine oturmaları için cübbesini yere sererdi. Oturması için kadına cübbesini seren bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri…
Enes b. Malik’ten rivayetle: “Rasulullah’ın Farisi bir komşusu vardı, güzel et yemeği yapardı. Rasûlullah (s.a.v) için yemek hazırladı, sonra davet etmeye geldi. Rasûlullah (Aişe’yi göstererek): ‘şunun için?” diye sordu. Adam: ‘Hayır’ deyince Rasûlullah: ‘Hayır, (davetinizi kabul etmiyorum)’ dedi. Adam dönüp davetini tekrarladı. Rasûlullah: ‘Ya şu?’ diye (yine Aişe (r.anha)’yı gösterdi.) Adam: ‘Hayır’ dedi. Rasûlullah da: ‘Hayır’ diye cevap verdi. Sonra adam tekrar davet etmeye geldi. Rasûlullah: ‘Ya şu?’ diye ısrar etti. Adam üçüncü sefer: ‘Evet (o da davetli)’ dedi. Bunun üzerine kalktılar, adamın evine gittiler.”
İşte eşe gösterilen incelik ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..
“Sa’d b. Ebi Vakkas’tan: “Bir kere Ömer b. Hattab, Rasûlullah’ın huzuruna girmek için izin istemişti. Rasûlullah’ın yanında da Kureyş’ten bir takım kadınlar vardı; sesleri Rasûlullah’ın sesinin oldukça üstüne çıkıyordu. Ömer b. Hattab izin isteyince bu kadınlar hemen kalktılar ve perdenin arkasında gizlendiler. Rasûlullah Ömer’in girmesine izin verdi. Ömer huzura girdiği sırada Rasûlullah (kadınların bu haline) gülüyordu. Bunun üzerine Ömer: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Allah seni ömrün boyunca güldürsün’ dedi. Rasûlullah: “Yanımda bulunan şu kadınlara taaccüb ettim; senin sesini duyunca acele perdenin arkasına koştular, buyurdu. Bunun üzerine Ömer: ‘Siz onların saygısına daha layıksınız’ dedi. Ve kadınlara hitaben de: ‘Ey nefislerinin düşmanları olan kadınlar! Rasûlullah’a saygı göstermeyip de benden mi çekiniyorsunuz? dedi. Kadınlar da: ‘Evet, senden çekiniyoruz. Çünkü sen Rasûlullah’tan sert ve daha ağır sözlüsün’ dediler.”
Örnek bir mü’minin dahi gazabından rahmetine sığınılan bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..

Allah Rasûlü Amr b. As’a, olgun ve dosdoğru bir adamın hanımını sevmesi utanılacak bir şey değildir buyurmuş ve kendisine en çok sevdiği kişinin kim olduğu sorulunca da “Aişe” cevabını vermiştir.
Aişe (r. anha) der ki: Ben ay hali iken kaptan su içer, onu Peygamber’e verirdim. O ağzını benim ağzımın olduğu yere koyuyor ve kaptan içiyordu. Kemiğin üzerindeki eti sıyırırdım, O da kemiği elimden alır Ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyar (öylece eti ısırırdı).”
Sa’d b. Ebi Vakkas’tan benzer manada rivayet edilen hadiste “Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: “Sen ne infak edersen o bir sadakadır. Hanımının ağzına götürdüğün lokma bile.”
İşte edep timsali bir peygamberden helâline sevgide incelik ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..
O “Veda Hutbesi”nde bile kadınları ihmal etmemiş “kadınlar hakkında size hayrı vasiyet ediyorum” buyurmuştu.
Kızı Fâtıma, yanına geldiği zaman Hz. Peygamber (s.a.v)’in ayağa kalktığı onun elinden tuttuğu, öptüğü ve yanına oturttuğu rivayet edilmektedir.
Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre “Rasûlullah (s.a.v): ‘Mü’min bir erkek Mü’mine bir kadına, hoşuna gitmediği ahlâkından dolayı kızmasın. Belki O’nda başka bir şey hoşuna gidebilir.” buyurmuş, başka bir rivayette de “Sizin hayırlı olanınız ailesine hayırlı olandır. Ben ailesine en hayırlı olanınızım.”demiştir.
Hz. Ömer bir gün karısının kendi işine karışmasına sinirlenmiş ve onu azarlamıştı. Hanımı da “Hayret sana Ey Hattab’ın oğlu. Sana karşılık verilmesini mi istemiyorsun? Senin kızın Rasulüllah’a karşılık veriyor. Rasulullah’ın hanımları O’na karşılık veriyorlar. Hatta onlardan birisi, O’nu bir gün geceye kadar terk ediyor (küsüyor) dedi. Bunun üzerine Ömer (r.a) kalktı, ridasını yerinden aldı ve Hafsa’nın yanına gitti. O’na: “Ey kızım! Sen Rasulüllah’a karşılık veriyor hatta bunu öfkeli gününde de sürdürüyor musun?” diye sordu. Hafsa: ‘Allah’a yemin olsun ki biz Rasulullah’a karşılık veriyoruz’ dedi. Ömer (r.a) anlatıyor: ‘Bunun üzerine dedim ki: Bil ki! Rasulü’nün öfkesiyle Allah’ın akibetinden senin için endişe ediyorum.. Sonra çıkıp Ümmü Seleme’nin yanına girdim, akrabam olduğu için onunla konuştum’. Ümmü Seleme: ‘Hayret sana, Ey Hattab’ın oğlu her şeye karışıyorsun, hatta Rasulullah’la hanımları arasına dahi girmek istiyorsun’. (İbn Sa’d’dan başka bir rivayette: Ümmü Seleme: ‘Allah’a yemin olsun ki! Biz onunla konuşuyoruz. O buna tahammül ediyor. Eğer bizi bundan nehyederse, bizim yanımızda itaat etmeğe senden daha layıktır.) dedi.”
Hz. Peygamberin evde ne iş yaptığı sorulduğunda, Hz. Aişe şöyle demiştir. O insanlardan herhangi biri gibiydi Elbisesini yıkıyor keçiyi sağıyor ve kendi işlerini yapıyordu.” Başka bir rivayette de Hz. Aişe: “O Elbisesini dikiyor, ayakkabısını tamir ediyor ve erkeklerin evlerinde çalıştıkları gibi çalışıyordu.” demiştir.”
İşte yüceliği tevazuda yaşayan bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri.
O her kim çoluk çocuğu arasında emniyet içerisinde, bedeni afiyette olduğu, yanında o günün yiyeceği bulunduğu halde sabahı ederse sanki ona dünya her şeyiyle verilmiş gibidir” buyururdu.
İşte aile kıymeti bilen bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri.
Hz. Peygamber (s.a.v)’in hastalanan Müslüman kadınlarla ilgilendiği, hatta evlerine kadar gidip “geçmiş olsun” dediği ifade edilmektedir. Ummu’l-Alâ, hastalandığı zaman Hz. Peygamber (s.a.v)’in kendisini ziyaret ettiğini ve ateşin, altın ve gümüşün pisliklerini giderdiği gibi hastalığın da Müslümanın günahlarını temizleyeceğini söylediğini rivayet eder.
Medine mescidini temizleyen zenci bir kadının hasta olduğunu öğrenince Hz. Peygamber (s.a.v)’in onu da ziyaret ettiği ve eğer ölürse kendisini haber verilmesini istediği rivayet edilmektedir. Daha sonra bu kadın, bir gece vefat eder. Gece olduğu için Hz. Peygamber (s.a.v) rahatsız edilmek istenmez ve cenaze defnedilir. Durumu öğrenen Hz. Peygamber (s.a.v) üzülür ve kadının kabrine gelerek cenaze namazını tekrar kılar.
Kadının ölüsüne ve dirisine saygı ve İşte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..
Aişe (r.anha)’dan rivayetle: “Medine’ye geldiğimizde tam bir ay geçmişti ki hastalandım. İnsanlar arasında ifk hadisesi konuşuluyordu. Fakat benim bundan haberim yoktu. Rasûlullah’ın hastalandığımda gösterdiği şefkati daha önce görmedim.”
İncelik peygamberi, hanımı hasta olduğu için Bedir savaşına katılamayan Hz. Osman’ı da “Senin için Bedir’e katılanın ecri vardır” sözleri ile teselli etmişti.
Erkeğin hasta eşine bakmasının Allah yolunda cihatla eşdeğer olduğunu söyleyen bir peygamber ve işte Allah Rasûlünün katında kadının değeri..
KAYNAKLAR
1. Abdülhalim Ebu Şakka, İslâm kadın Ansiklopedisi.
2. Abdülmelik el- Kasım, Peygamber Evinde Bir Gün.
3. Abdülaziz eş-Şennavi, Hanım Sahabiler.
4. Muhammed b. Ahmed b. İsmail el-Mukaddem, Avdetu’l Hicap,
5. Rıza Savaş, Hz. Muhammed Devrinde Kadın.
6. Safiyyurrahman el- Mübarek Furi, Peygamber Efendimiz Hayatı ve Daveti.
Nursen Kışlakçı
avatar
rima
ilim ehli

Mesaj Sayısı : 266

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz