HİCRET
Allah'ın selamı hidayete tabi olanlara olsun

Hoş geldiniz lütfen üye olunuz.

Allah (c.c) size bu dünyada ve ahirette af ve afiyet versin amin.

Kuran'dan Bir Harf Okumak

Aşağa gitmek

Kuran'dan Bir Harf Okumak

Mesaj  rima Bir Salı Tem. 20, 2010 1:54 pm

İbni Mesud (ra) Rasulullah şöyle buyurmuştur”Her kim Kur’an-ı Kerim’den bir harf okursa onun için bir iyilik vardır her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır..ben size elif lam mim bir harftir demiyorum Bilakis elif başlı başına bir harf lam ayrı bir harf mim’de ayrı bir harftir” Riyazü’s-Salihin 999 No’lu Hadis
Rabbimiz Nahl Suresi’nin 64. ayetinde “Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.” Diyerek Kur’an-ı Kerim’in mü’minlerin klavuzu olduğunu, olması gerektiğini açıkça vurguluyor. Kılavuz herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren, mecaz olarak kullanıldığında Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan anlamlarında bir sözcüktür. Kur’an mü’min ve inanan toplulukların hayatlarına yön veren, tüm yaşantılarını onun üzerine inşa etmeleri gereken kılavuz kitaplarıdır.
Bizler şükürler olsun Müslüman’ız. Yüce kitabımız da Kur’an-ı Kerim’dir. Bu sebeple Kur’an’ı önce öğrenmek sonra da öğretmek bizim en hayırlı vasfımızdır.
Peygamberimiz, Müslüman’ın en hayırlısını anlattığı bir hadisinde bu vasfımıza şöyle işarette bulunmuştur:
- Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı önce öğrenen sonra da öğretendir!..
Kur’an, Kur’an’ın inmesinden bu yana sürekli olarak okuna gelmiş, hatta insanların diğer insanlara öğretmek için yarış ettikleri bir kitaptır. Günümüzde de dünya da en fazla okunan kitapların arasında ilk sırada bulunmaktadır.
Kur’an okumanın çok faziletli bir amel olduğuna tüm mü’minler gönülden inanırlar. Ama Kur’an’ı tek başına okumak Hadisi şerifte geçen sevaba nail olmak yeterli mi acaba. Kur’an’ı okumak kadar anlamak, anlamak kadar da anladığını mü’minin hayatına yansıtması önemlidir. İşte o zaman hadisi şerifte müjdelenen sevaba nail olacaktır. Yoksa Rabbimizin okuma bilmeyen bir peygambere ilk emrinin oku olmasını başka bir şekilde nasıl izah edebiliriz?
Okumak sözcüğü bazı yerlerde bilmek anlamak manalarında kullanılır. “Ben senin aklından geçeni okurum.”
“Bana masal okuma.” Sözcüklerinde olduğu gibi.
İşte mü’minin Kur’an okuma şekli böyle yani okuduğunu anlayarak, anladığını yaşayarak okumak şeklinde olmalıdır. Yoksa Kur’an’ı okumak ayrı, anlamak ayrı şeydir. Hayatımızın her anına müdahil bir yaratıcımız olduğunu ve O’nun rızasını kazanma uğraşının kılavuzu olarak bizlere göndermiş olduğu kitabın emirleri doğrultusunda hayatımızı yönlendirmemiz gerektiğini akıldan çıkarmamak gerekir. Algılanmayan bir şey pratize edilemez . Vahiy insanın önüne açılmış gök sofrası ve bu sofralar peygamberler aracılığı ile insanlara sunulmuştur. Ve bu sofrada insan yararına olan her şey var. Yeter ki kendini değiştirmeye azmetsin ve” Allah’ın gör dediği yerden bakabilsin…”
Nedir Allah’ın gör dediği yerden bakabilmek? Yaratılış amacına uygun bir yaşam inşa etmek için vahye müracaat etmek gerekiyor. Bizi yaratan bize bunca nimetleri sunan muhakkak bizi bizden çok daha iyi bilendir ve günlük hayatımızda geçirdiğimiz her saniyenin hesabını soracaktır. Çünkü neleri yapmamız ve nelerden uzak durmamız gerektiğini bize kendisi açıklamıştır Kitabımızda. Ama bizler bu kılavuzumuza uymak yerine ona olan saygımızdan dolayı hep yükseklerde en yükseklerde tutmanın faziletini konuşmuşuz. Biz aciz kullar nasıl anlayabilsin ki.” Onu ancak alim olanlar anlar” unutmayalım ki bizim önderimiz de bu vahiyle tanıştığında ümmi idi. Bir çok sahabede..onlar yüreklerine kazıdılar imanı öyle bir iman ettiler ki Allah ve Rasülün_den gelen hiçbir söze en ufak bir tereddüt göstermeden amenna dediler. Sorgulamadılar ayetleri ve bizler gibi hatim yarışmaları düzenlemediler. Kur’an güzel okunmalı mutlaka ama içeriğini yaşama öğrenme gayretlerimiz hangi aşamada? Bir dostumuzdan mektup gelse hemen heyecanlanır okumak isteriz. En sevgiliden, hem de hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemediği dost bildiklerimizin yanımızdan kaçtıkları o büyük günde sığınacağımız tek sahibimizden haberler gelmiş neden heyecanlanmıyor sayfaları çevirirken titremiyor ellerimiz. Cehennem ayetleri korkutmuyorsa, Cennet ayetleri büyülemiyorsa ,heyecanlandırmıyorsa ahirete iman noktasında eksiklerimiz var demektir.
Sahabe 10 ayeti okur anlar yaşar ve diğerlerine geçerlerdi.Peygamberimiz “bir zaman gelecek Kur’anı üç günde hatmedecekler ama gırtlaklarından aşağıya inmeyecek ”buyuruyor. Kur’an’ın bir kısmının alınıp bir kısmının reforme edilmeye çalışıldığı günümüzde çok ihtiyacımız var O’nu okuyup yaşamaya ve hayatımızın her anını ona göre düzenlemeye. Müslümanca var olmanın kavgasını vermek Kur’an-la iletişim kurmaktan geçer. Hayatımızı ona göre şekillendirdiğimizde bir çok sorun kendiliğinden hallolacaktır Allah’ın izniyle..
Kur’an-ı Kerim’i okuyarak bir sevap elde edeceğimiz muhakkak. Ancak Kur’an’ı anlamayıp da onun emirlerine karşı gelerek kazanacağımız günahları kazandığımız bu sevaplar karşılamaya yetecek mi acaba?
Kur’an’ı dilimizle okuyup, hayatımızda emirlerinin aksine bir yaşantı içerisinde olmaya devam edersek daha yıllar yılı nerede hata yaptığımızı konuşup dururuz ve hayal dünyamızda daha nice devletler kurup yıkarız yaşadığımız müddetçe. Ne mutlu bu kutlu mesajı yaşamına geçirme yolunda mücadele edenlere…
Hatice DURMUŞ
avatar
rima
ilim ehli

Mesaj Sayısı : 266

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz